Ceza soruşturması dosyasından sızdırılan telefon konuşmalarının basın tarafından yayımlanması durumunda, şüphelinin İHAS m. 8 kapsamındaki özel hayatının gizliliği hakkının ihlal edildiği iddiasına karşı, 'toplumun bilgi edinme hakkı' ve 'basın özgürlüğü' (İHAS m. 10) bir savunma olarak ileri sürülebilir mi? İHAM bu iki hak arasında nasıl bir denge kurmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #188638

Evet, bu bir savunma olarak ileri sürülebilir. Ancak İHAM, bu iki hak arasında adil bir denge kurulması gerektiğini vurgular. Apostu/Romanya kararında Mahkeme, bu dengeyi kurarken şu kriterleri dikkate almıştır: 1) Bilginin Kamu Yararına Katkısı: Sızdırılan bilgilerin kamuoyunu ilgilendiren bir tartışmaya ne ölçüde katkı sağladığı. 2) Bilgilerin Niteliği: Bilgilerin soruşturmayla ilgili mi, yoksa tamamen kişisel ve özel hayata dair mi olduğu. 3) Sızdırmanın Zamanlaması: Bilgilerin, yargılamanın henüz başlamadığı, masumiyet karinesinin en güçlü olduğu soruşturma aşamasında mı sızdırıldığı. Somut olayda İHAM, henüz dava açılmadan, doğruluğu test edilmemiş ve kısmen özel hayata dair bilgilerin sızdırılmasının, toplumun bilgi edinme hakkından ziyade şüphelinin özel hayatına saygı hakkını orantısız bir şekilde ihlal ettiğine karar vermiştir. Dava açıldığında bu bilgilerin zaten kamuya açık hale gelecek olması, soruşturma aşamasındaki sızıntıyı meşru kılmamaktadır (sen.av.tr/tr/makale/sorusturma-dosyasindan-telefon-konusmalarinin-sizdirilmasi).