Boşanma davasında, eşlerden birinin diğerine cinsel şiddet uyguladığı iddiası, TMK m. 166 kapsamında 'evlilik birliğinin temelinden sarsılması' olarak mı, yoksa özel bir boşanma sebebi olarak mı değerlendirilmelidir? Bu iddianın ispatının boşanma kararındaki rolü nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #188546

Cinsel şiddet, TMK'da özel bir boşanma sebebi olarak sayılmamıştır (hayata kast, pek kötü muamele, onur kırıcı davranış gibi). Ancak, Yargıtay içtihatlarında ve doktrinde, cinsel şiddet 'pek kötü muamele' veya 'onur kırıcı davranış' (TMK m. 162) kapsamında özel bir boşanma sebebi olarak kabul edilebileceği gibi, aynı zamanda evlilik birliğini ortak hayatı sürdürmeleri beklenemeyecek derecede temelinden sarstığı için genel boşanma sebebi (TMK m. 166) olarak da kabul edilir. Uygulamada genellikle TMK m. 166'ya dayanılır. Bu iddianın ispatı, boşanma kararında kusur dağılımı açısından kritik bir rol oynar. Cinsel şiddet uygulayan eş, 'tam kusurlu' veya en azından 'ağır kusurlu' kabul edilir. Bu durum, diğer eşin maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası taleplerinin kabul edilmesinde belirleyici olur (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2020/131, K. 2022/1452) (zulkufarslan.av.tr/esi-ters-iliskiye-zorlama/).