Akıllı sözleşmeler (smart contracts), blockchain teknolojisi ile birleştiğinde, geleneksel sözleşmelerden hangi temel özellikleriyle ayrılır ve bu durum borçlar hukuku açısından ne gibi avantajlar sunar?
Blockchain tabanlı akıllı sözleşmeler, geleneksel sözleşmelerden temel olarak iki özelliğiyle ayrılır: 1) Otomatik İfa (Self-Executing): Akıllı sözleşmeler, önceden programlanmış koşullar (if-then) gerçekleştiğinde, insan müdahalesine veya bir aracıya (mahkeme, noter vb.) gerek kalmaksızın kendiliğinden icra edilir. Örneğin, bir teslimat gerçekleştiğinde ödemenin otomatik olarak transfer edilmesi. 2) Değiştirilemezlik ve Şeffaflık (Immutability and Transparency): Blockchain'e kaydedilen bir akıllı sözleşmenin şartları sonradan değiştirilemez ve ağdaki ilgili taraflarca görüntülenebilir. Bu durum borçlar hukuku açısından; ifa sürecini hızlandırma, aracı maliyetlerini düşürme, taraflar arasındaki güven sorununu en aza indirme ve sözleşme şartlarının yorumlanmasından kaynaklanan uyuşmazlıkları azaltma gibi önemli avantajlar sunar (kadimhukuk.com.tr/makale/blockchain-teknolojisi-nedir/).