6100 sayılı HMK'nın 5. maddesi, mahkemelerin yetkisini düzenlerken 'diğer kanunlarda yer alan yetkiye ilişkin hükümler saklı kalmak üzere' ifadesini kullanmaktadır. Bu ifadenin, özel kanunlarda yer alan yetki kurallarının genel yetki kuralı (HMK m. 6) karşısındaki konumu açısından anlamı nedir?
Bu ifade, HMK'daki genel yetki kurallarının (davalının yerleşim yeri mahkemesi gibi) mutlak olmadığını ve özel kanunlarda belirli uyuşmazlıklar için öngörülmüş özel yetki kurallarının geçerliliğini koruduğunu belirtir. Eğer özel kanundaki yetki kuralı 'kesin yetki' olarak düzenlenmemişse, bu kural genel yetki kuralı ile birlikte 'seçimlik' bir yetki hakkı doğurur. Davacı, davasını ister genel yetkili mahkemede (HMK m. 6), isterse özel kanunda belirtilen özel yetkili mahkemede açabilir. Örneğin, haksız fiilden kaynaklanan davalarda, haksız fiilin işlendiği yer mahkemesi (HMK m. 16) de özel yetkili bir mahkemedir. Eğer özel kanundaki kural 'kesin yetki' ise (örneğin taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi - HMK m. 12), dava sadece o mahkemede açılabilir (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-5-genel-kural/).