Blockchain teknolojisi üzerinde çalışan bir 'akıllı sözleşme' ile oluşturulan borç ilişkisi, geleneksel Borçlar Hukuku ilkelerinden hangilerini sorgulanır hale getirmektedir? Özellikle 'ifa' ve 'uyuşmazlık çözümü' konularındaki farkları açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #188463

Akıllı sözleşmeler, geleneksel Borçlar Hukukunun temel bazı ilkelerini sorgulanır hale getirir: 1) İfa: Geleneksel hukukta ifa, tarafların iradi eylemlerine bağlıdır ve ifa etmeme (temerrüt) riski her zaman vardır. Akıllı sözleşmeler ise 'otomatik ifa' (self-executing) ilkesine dayanır; kodlanmış şartlar gerçekleştiğinde, sözleşme insan müdahalesi olmadan kendini icra eder. Bu durum, temerrüt kavramını büyük ölçüde ortadan kaldırır. 2) Uyuşmazlık Çözümü: Geleneksel sözleşmelerde uyuşmazlıklar mahkemeler veya tahkim yoluyla çözülür. Akıllı sözleşmelerde ise kodun kendisi kural olduğu ('code is law') için, yoruma dayalı uyuşmazlıklar azalır. Ancak kodda hata olması, beklenmedik durumlar (mücbir sebep) veya sözleşmenin kurulmasındaki irade sakatlıkları gibi konularda geleneksel hukuk sistemine ihtiyaç devam eder. Bu durum, 'ifa imkansızlığı', 'aşırı ifa güçlüğü' gibi kavramların dijital ortamda nasıl uygulanacağı sorununu doğurur (kadimhukuk.com.tr/makale/blockchain-teknolojisi-nedir/).