Borçlunun, alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla yakın akrabasına (örneğin eşine veya çocuğuna) yaptığı ivazlı (karşılıklı) bir tasarruf, İİK m. 278 uyarınca iptale tabi midir? Bu durumda üçüncü kişinin iyi niyeti korunur mu?
Evet, bu tür bir tasarruf iptale tabidir. İİK m. 278/3-1'e göre, borçlunun karı, koca, altsoy, üstsoy gibi kanunda sayılan yakın akrabaları ile yaptığı bütün tasarruflar, bağışlama (ivazsız tasarruf) gibi kabul edilir ve iptal edilebilir. Bu kural, işlemin bedel karşılığı (ivazlı) yapılmış olmasını değiştirmez. Kanun, bu kişiler arasındaki işlemlerde muvazaa (danışıklılık) olduğunu ve alacaklıyı zarara uğratma kastı taşıdığını karine olarak kabul eder. Dolayısıyla, bu işlemi yapan üçüncü kişinin (yakın akrabanın) 'borçlunun mali durumunu ve alacaklıları zarara uğratma kastını bildiği' varsayılır. Bu yasal karine nedeniyle, üçüncü kişinin iyi niyetli olduğu yönündeki savunması dinlenmez ve tasarruf iptal edilir (vonahukuk.com/tasarrufun-iptali-davalari/).