6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na (TBK) göre 'simsarlık sözleşmesi' ile 'vekalet sözleşmesi' arasındaki temel fark, borcun sonucuna ilişkin sorumluluk açısından nasıl ortaya çıkar?
Temel fark, simsarın ücret hakkının doğumu ile vekilin sorumluluğunun niteliğindedir. Vekalet sözleşmesinde (TBK m. 502), vekil bir işi görmeyi veya işlemi yapmayı üstlenir ve kural olarak sonucun elde edilememesinden sorumlu değildir; sorumluluğu, işi görürken 'sadakat ve özenle' hareket etme borcunu (TBK m. 506) ihlal etmesinden doğar. Ücret, sözleşme veya teamül varsa her halükarda hak edilir. Simsarlık sözleşmesinde ise (TBK m. 520), simsar sadece bir sözleşme kurulması imkanını hazırlamaya veya kurulmasına aracılık etmeye çalışır ve ücrete ancak ve ancak bu faaliyeti 'sonucunda sözleşme kurulursa' hak kazanır (TBK m. 521). Yani simsarlık, kural olarak sonuca endeksli bir borç ilişkisidir; sözleşme kurulmazsa, simsar (giderlerin ödeneceği ayrıca kararlaştırılmamışsa) ücrete hak kazanamaz (zulkufarslan.av.tr/tbk-simsarlik-ve-vekalet-sozlesmesi/).