Ceza yargılamasında mahkemenin 'fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı olmaması' (CMK m. 225/2) ilkesi ne anlama gelir? Bu ilkenin bir sonucu olarak, mahkeme iddianamede belirtilenden farklı bir suçtan mahkumiyet kararı verecekse, CMK m. 226 uyarınca hangi usulü takip etmek zorundadır?
Bu ilke, mahkemenin, savcının iddianamede belirttiği hukuki nitelemeye (örneğin 'kasten yaralama') veya sanığın savunmasına bağlı kalmaksızın, yargılama sonucunda ortaya çıkan delillere göre olayın hukuki vasfını serbestçe belirleyebilmesi anlamına gelir. Mahkeme, dava konusu fiilin aslında farklı bir suçu (örneğin 'görevi yaptırmamak için direnme') oluşturduğuna kanaat getirebilir. Ancak bu durumda, 'savunma hakkının' kısıtlanmaması için CMK m. 226 devreye girer. Bu maddeye göre mahkeme, sanığı suçun hukuki niteliğinin değiştiğinden haberdar etmeli ve ona bu yeni nitelemeye karşı savunmasını yapma imkanı (ek savunma hakkı) tanımalıdır. Sanığa bu hak tanınmadan, iddianamede gösterilen suçun temas ettiği kanun hükmünden başkasıyla mahkumiyet kararı verilemez. Bu bildirim, varsa müdafie yapılır ve sanığa istemi üzerine ek savunmasını hazırlaması için süre verilir (zulkufarslan.av.tr/sucun-niteliginin-degismesi/).