Çocuk düşürtme suçunda (TCK m. 99), fiilin mağdurun rızası hilafına işlenmesi ile rızasına dayalı olarak işlenmesi arasında ceza yaptırımı açısından nasıl bir fark öngörülmüştür?
TCK m. 99, mağdurun rızasının varlığı veya yokluğunu, suçun cezasını belirleyen en temel unsur olarak kabul etmiştir. Aradaki fark çok büyüktür: 1) Rıza Dışı Çocuk Düşürtme (TCK m. 99/1): Bir kadının rızası olmaksızın çocuğunu düşürten kişi, 'beş yıldan on yıla kadar hapis' cezası ile cezalandırılır. Bu, suçun en ağır halidir ve kişinin vücut bütünlüğüne ve üreme özgürlüğüne yönelik ciddi bir saldırı olarak görülür. 2) Rızaya Dayalı Çocuk Düşürtme (TCK m. 99/2): Tıbbi zorunluluk olmadığı halde, 10 haftayı geçmiş bir gebelikte, kadının rızasıyla çocuğunu düşürten kişi ise 'iki yıldan dört yıla kadar hapis' cezası ile cezalandırılır. Görüldüğü gibi, mağdurun rızasının olması, fiilin haksızlık içeriğini önemli ölçüde azaltmakta ve cezanın hem alt hem de üst sınırını ciddi oranda düşürmektedir.