Menfi tespit davasında, alacağın 'senede (bono, poliçe, çek) bağlı olması' durumunda, ispat yükünün dağılımı nasıl değişir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #188342

Normalde menfi tespit davasında ispat yükü, borçlu olmadığını iddia eden davacı borçludadır. Ancak alacak, kambiyo senedi gibi soyut bir borç ikrarı içeren bir senede bağlıysa, bu durum ispat yükünü fiilen yer değiştirir. Senet, kendi başına bir alacağın varlığına dair güçlü bir karine oluşturur. Bu durumda, davacı borçlu, sadece 'borçlu değilim' demekle yetinemez; senedin hatır senedi olduğu, bedelsiz kaldığı, hile veya tehdit ile alındığı, ödeme veya ibra gibi bir nedenle hükümsüz kaldığı gibi, senedin geçersizliğine veya borcun sona erdiğine dair somut bir iddiayı ileri sürmek ve bu iddiasını HMK'daki ispat kurallarına göre (genellikle yazılı delil veya tanıkla ispat başlangıcı) kanıtlamak zorundadır. Davalı alacaklı ise sadece senedi sunarak alacağının varlığını ispatlamış sayılır. Alacaklının, senedin altındaki temel ilişkiyi (örneğin bir mal satışı) ayrıca ispatlamasına gerek yoktur.