Nitelikli dolandırıcılık suçunda (TCK m. 158), sanık hakkında 'beraat' kararı hangi gerekçelere dayanabilir? Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2017/26472 E. sayılı kararında onanan beraat hükmünün olası gerekçeleri neler olabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #188308

Nitelikli dolandırıcılık suçunda beraat kararı (CMK m. 223/2) çeşitli gerekçelere dayanabilir: a) Fiilin sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması (delil yetersizliği), b) Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması, c) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması, d) Suçun unsurlarının oluşmaması. Kaynak metindeki Yargıtay kararının özeti, sanığın başkasının sağlık karnesini kullanarak doğum yaptığını belirtiyor. Bu durumda sanık hakkında beraat kararı verilmiş ve Yargıtay'ca onanmışsa, olası gerekçeler şunlar olabilir: 1) Suçun manevi unsuru olan 'haksız yarar sağlama kastı'nın oluşmadığı; amacın sadece acil bir sağlık hizmeti almak olduğu, kurumu zarara uğratma kastının bulunmadığı, 2) Kurumun somut bir zararının doğmadığının veya ispatlanamadığının tespiti, 3) Fiilin sanık tarafından işlendiğine dair şüpheyi yenemeyen bir delil durumunun varlığı. Bu tür durumlarda mahkemeler, özellikle fiilin bir 'zaruret hali' (TCK m. 25/2) kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini de tartışabilirler.