CMK m. 97'deki yakalama tutanağının, CMK m. 250'deki 'duruşmada okunacak belgeler' kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini ve okunmamasının hukuki sonucunu, Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin E. 2005/1233, K. 2005/4798 sayılı kararı ışığında tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #188276

Evet, yakalama tutanağı gibi soruşturma evresinde düzenlenmiş olan ve olayın aydınlatılması için önem taşıyan tutanaklar, CMK m. 209 ve m. 217 uyarınca duruşmada okunup, taraflara (sanık ve müdafiine) bu tutanağın içeriği hakkında diyeceklerinin sorulması gereken belgelerdendir. Bu işlem, 'delillerin tartışılması' ve 'yüz yüzelik' ilkelerinin bir gereğidir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin anılan kararında, 'olay yeri inceleme raporunun sanıklara okunup diyecekleri sorulmadan hükme esas alınması' CMK'nın ilgili maddelerinin (eski CMUK m. 242, 250) ihlali olarak görülmüş ve bir bozma nedeni sayılmıştır. Aynı mantık, olayın oluş şekli hakkında önemli bilgiler içeren yakalama tutanağı için de geçerlidir. Tutanak okunmadan ve sanığa buna karşı savunma yapma imkanı tanınmadan hükme esas alınması, savunma hakkının kısıtlanması (CMK m. 289/1-h) anlamına gelir ve Yargıtay tarafından bozma nedeni olarak kabul edilir.