Blockchain tabanlı bir 'akıllı sözleşme'nin ifası sırasında, sözleşme kodundaki bir hata (bug) nedeniyle taraflardan birinin beklenmedik bir şekilde zarara uğraması durumunda, bu zararın tazmini için başvurulabilecek hukuki yollar nelerdir? 'Kod kanundur' (code is law) anlayışının bu durumdaki sınırlarını tartışınız.
Bu durum, blockchain hukukunun en karmaşık sorunlarından biridir. 'Kod kanundur' anlayışı, sözleşmenin kodda yazıldığı gibi harfiyen ve otomatik olarak uygulanacağını savunur. Ancak bu anlayış, Borçlar Hukuku'nun temel ilkeleriyle (hata, hile, gabin, dürüstlük kuralı) çatışabilir. Kod hatası nedeniyle zarara uğrayan tarafın başvurabileceği yollar şunlar olabilir: 1) Sözleşme Hukuku: Taraflar arasındaki temel hukuki ilişkiye dayanarak, kodun iradelerini yanlış yansıttığı (hata - TBK m. 30 vd.) veya karşı tarafın bu hatadan dürüstlüğe aykırı şekilde yararlandığı iddiasıyla genel mahkemelerde bir alacak veya tazminat davası açılabilir. 2) Haksız Fiil Hukuku: Eğer kod hatası, sözleşmeyi yazan programcının (developer) ihmalinden kaynaklanıyorsa ve bu ihmal öngörülebilir bir zarara yol açmışsa, programcıya karşı haksız fiil (TBK m. 49) sorumluluğu gündeme gelebilir. 3) Sebepsiz Zenginleşme: Hata nedeniyle bir taraf zarara uğrarken diğer taraf haklı bir sebep olmaksızın zenginleşmişse, sebepsiz zenginleşme (TBK m. 77) davası açılabilir. Sonuç olarak, 'kod kanundur' anlayışı mutlak değildir ve bir sözleşmenin koddan ibaret olması, onu genel hukuk kurallarının ve adalet denetiminin dışına çıkarmaz. Mahkemeler, kodun arkasındaki gerçek taraf iradesini ve dürüstlük kuralını esas alarak bir çözüme ulaşmaya çalışacaktır.