Menfi tespit davasında, davanın borçlu lehine sonuçlanması ve takibin haksız ve kötü niyetli olduğunun anlaşılması halinde, borçlu lehine hükmedilecek %20'den az olamayacak tazminatın talep edilebilmesi için borçlunun davayı açmaya 'zorlanmış' olması ne anlama gelir?
İİK m. 72/5'teki 'Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa...' ifadesi, bu tazminatın temel koşulunu ortaya koyar. Borçlunun davayı açmaya 'zorlanmış' olması, aleyhine bir icra takibi başlatılmış olması demektir. Eğer borçlu, henüz bir icra takibi yokken, sadece bir ihtarname veya sözlü tehdit üzerine menfi tespit davası açmışsa ve davayı kazanmışsa, bu tazminata hükmedilemez. Çünkü bu tazminat, doğrudan doğruya 'haksız ve kötü niyetli bir icra takibine' maruz kalmanın bir yaptırımı olarak düzenlenmiştir. Yani, tazminatın doğumu için alacaklının sadece haksız değil, aynı zamanda bu haksız iddiasını bir icra takibi başlatarak ileri sürmüş olması ve borçluyu bu takip nedeniyle dava açmak zorunda bırakmış olması gerekir.