Bir ceza davasında, sanığın eyleminin kasten yaralama (TCK m. 86) suçundan, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (TCK m. 87) suçuna dönüştüğünün anlaşılması halinde, mahkemenin CMK m. 226 uyarınca ek savunma hakkı tanıması gerekir mi? Gerekçesiyle açıklayınız.
Evet, kesinlikle gerekir. CMK m. 226/2, sadece suçun hukuki niteliğinin değişmesi halinde değil, 'cezanın artırılmasını gerektirecek haller ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında' da sanığa ek savunma hakkı verilmesini zorunlu kılar. Kasten yaralama suçunun, TCK m. 87'de sayılan neticelerden birinin (örneğin, yaşamı tehlikeye sokan bir durum, yüzde sabit iz, kemik kırığı) gerçekleşmesi nedeniyle ağırlaşması, sanığa verilecek cezanın temel cezaya göre ciddi oranda artırılması sonucunu doğurur. Bu durum, sanığın hukuki durumunu doğrudan ve aleyhe etkileyen yeni bir olgudur. Bu nedenle, mahkeme, örneğin Adli Tıp Kurumu'ndan gelen bir raporla yaralamanın TCK m. 87 kapsamına girdiğini tespit ederse, sanığa veya müdafiine bu yeni durum hakkında bilgi vererek, ağırlaşmış hale ilişkin ek savunma yapma imkanı tanımak zorundadır. Bu yapılmadan TCK m. 87'den hüküm kurulması, savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle bozma sebebidir.