Bir ceza soruşturması sırasında elde edilen ve dosyada yer alan telefon dinleme kayıtlarının, henüz dava açılmadan basına sızdırılması ve yayımlanması, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin (İHAS) hangi maddesini ihlal eder? İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi'nin (İHAM) Apostu/Romanya kararında bu ihlalin tespitinde hangi unsurları göz önünde bulundurduğunu açıklayınız.
Bu durum, öncelikle özel hayata ve haberleşmenin gizliliğine saygı hakkını güvence altına alan İHAS m. 8'i ihlal eder. İHAM, Apostu/Romanya kararında bu ihlali tespit ederken şu unsurları göz önünde bulundurmuştur: 1) Müdahalenin Varlığı: Kamu makamlarının kontrolündeki gizli bilgilerin basına sızdırılması, kişinin özel hayatına bir müdahaledir. 2) Devletin Pozitif Yükümlülüğü: Devlet, kontrolü altındaki gizli bilgileri korumak, sızdırılmasını önleyecek tedbirleri almak ve personelini bu konuda eğitmekle yükümlüdür (pozitif yükümlülük). Somut olayda devlet bu yükümlülüğünü yerine getirememiştir. 3) Meşruiyet ve Orantılılık: Bilgilerin, henüz dava açılmamışken ve doğruluğu/yasallığı çelişmeli bir yargılamada test edilmemişken sızdırılmasının kamu yararı veya sosyal ihtiyaç baskısı gibi meşru bir amacı yoktur. Çünkü dava açıldığında bu bilgiler zaten aleniyet kazanacaktır. Ayrıca, sızdırılan bilgilerin bir kısmının davayla ilgisiz ve tamamen kişisel olması, müdahaleyi orantısız kılmaktadır. 4) Etkili Başvuru Yolu Yokluğu: Başvurucunun, bu sızıntıdan kaynaklanan zararını tazmin ettirebileceği veya sorumluları buldurabileceği etkili bir iç hukuk yolu bulunmamaktadır. Bu unsurların bir arada varlığı, İHAS m. 8'in ihlal edildiği sonucuna götürmüştür.