TCK m. 264/2'de düzenlenen nitelikli halin (elbisenin sağlayacağı kolaylıktan yararlanarak başka bir suç işleme) uygulanma mantığı ve ceza hukuku sistematiğindeki yeri (gerçek içtima) nedir?
TCK m. 264/2, haksız olarak giyilen resmi elbisenin sağladığı güven veya kolaylıktan faydalanılarak başka bir suç (örneğin dolandırıcılık, hırsızlık) işlenmesini daha ağır bir yaptırıma bağlayan nitelikli bir haldir. Bu fıkranın uygulanma mantığı, failin resmi elbise kullanarak kamusal otoriteye duyulan güveni kötüye kullanması ve bu sayede suç işlemesini kolaylaştırmasıdır. Bu durum, fiilin haksızlık içeriğini artırır. Ceza hukuku sistematiği açısından burada 'gerçek içtima' kuralı uygulanır. Yani fail, hem işlediği asıl suçtan (örneğin dolandırıcılık) dolayı ceza alır, hem de TCK m. 264/1'deki özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma suçundan alacağı ceza, TCK m. 264/2 uyarınca üçte bir oranında artırılır. Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin E: 2013/10303, K: 2015/23086 sayılı kararında da bu durum örtülü olarak kabul edilmiştir; sanığın zabıta kıyafetiyle dolandırıcılık yapması halinde her iki suçtan da ayrı ayrı sorumlu tutulması gerektiği belirtilmiştir.