Evlilik dışı doğan ve annesi tarafından evlatlık verilmek üzere kuruma bırakılan bir çocuğun velayeti üzerinde, sonradan tanıma davası ile babalık ilişkisi kurulan biyolojik babanın hak iddiası, çocuğun 'üstün yararı' ilkesi çerçevesinde nasıl değerlendirilir?
Bu durum, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2017/2448, K. 2018/1131 sayılı kararında detaylıca ele alınmıştır. Uyuşmazlığın çözümünde temel ilke, 'çocuğun üstün yararı'dır. Biyolojik babanın tanıma yoluyla hukuki bir bağ kurması, ona otomatik olarak velayet hakkı vermez. Mahkeme, velayetin değiştirilmesi talebini değerlendirirken, çocuğun doğumundan itibaren içinde bulunduğu ortamı, kendisini evlat edinmek isteyen koruyucu aile ile kurduğu bağı, duygusal ve fiziksel gelişimini, alıştığı ortamdan koparılmasının yaratacağı travmayı göz önünde bulundurur. HGK kararında da belirtildiği gibi, çocuk çok küçük yaştan itibaren koruyucu aile yanında büyümüş, onlarla güçlü bir anne-baba-çocuk ilişkisi kurmuşsa ve biyolojik babanın çocuğun bakımını üstlenebilecek yeterlilikte olduğu yönünde güven telkin etmiyorsa, çocuğun mevcut düzeninin bozulmaması, yani koruyucu aile yanında kalmaya devam etmesi 'üstün yararına' daha uygun kabul edilebilir. Bu durumda, biyolojik babanın velayet talebi reddedilebilir.