Eşlerden birinin diğerini rızası hilafına 'ters (anal) ilişkiye' zorlaması, boşanma hukuku açısından nasıl bir kusur teşkil eder? Bu eylemin ispatında ceza soruşturması dosyasındaki sanık beyanlarının hukuk mahkemesindeki delil değeri nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #188135

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2020/131, K. 2022/1452 sayılı kararı ve yerleşik içtihatlara göre, eşlerden birinin diğerini doğal olmayan yollardan cinsel ilişkiye zorlaması, 'cinsel şiddet' niteliğinde olup, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan (TMK m. 166) ağır bir kusurlu davranıştır. Bu durum, boşanma davasında davalı eşin tam kusurlu kabul edilmesine yol açabilir. İspat açısından, ceza soruşturması dosyasında diğer eşin (sanık) bu eylemi ikrar eden beyanları, hukuk mahkemesi için çok kuvvetli bir delil teşkil eder. Hukuk hakimi, ceza mahkemesinin kararlarıyla (beraat, takipsizlik vb.) bağlı olmasa da, ceza dosyasındaki delilleri, özellikle de ikrar gibi beyanları serbestçe takdir edebilir (HMK m. 190). Dolayısıyla, savcılığın başka nedenlerle takipsizlik kararı vermiş olması, hukuk hakiminin soruşturma dosyasındaki ikrarı boşanma davasında kusur belirlemesinde kullanmasına engel değildir.