Tasarrufun iptali davasında 'aciz belgesi'nin rolü nedir? Hangi durumlarda aciz belgesi sunulması zorunlu değildir?
Tasarrufun iptali davası açılabilmesi için kural olarak davacı alacaklının, borçlu aleyhine yaptığı icra takibinde borcun tamamını veya bir kısmını tahsil edemediğini gösteren 'kesin' veya 'geçici' bir aciz belgesi (İİK m. 105, 143) sunması gerekir. Bu belge, borçlunun malvarlığının alacağı karşılamaya yetmediğini gösteren bir dava şartıdır. Ancak, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, eğer tasarrufun iptali davası genel muvazaa (TBK m. 19) iddiasına dayanılarak açılıyorsa, yani borçlu ile üçüncü kişi arasındaki işlemin sırf alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik danışıklı bir işlem olduğu ileri sürülüyorsa, aciz belgesi sunma şartı aranmaz. Çünkü muvazaaya dayalı işlemler hukuken baştan itibaren geçersizdir ve bu durumun tespiti için aciz koşulu gerekli görülmemektedir.