Yazar, devletin suçla mücadeledeki görevini tanımlarken, 'önleyici kolluk' ve 'adli kolluk' kavramlarını nasıl kullanmaktadır ve 'kırık pencere metodu' bu ayrıma göre nereye oturmaktadır?
Yazar, devletin görevinin sadece suç işlendikten sonra devreye giren 'adli kolluk' (faili yakalama, delil toplama) faaliyetinden ibaret olmadığını, asıl görevin suç işlenmeden önce devreye giren 'önleyici kolluk' faaliyeti olduğunu vurgulamaktadır. Bu bağlamda, 'kırık pencere metodu'nu, suçla mücadelede başvurulması gereken önleyici bir çare olarak konumlandırmaktadır. Bu metot, küçük suçlara ve düzensizliklere anında müdahale ederek, daha büyük suçların işlenmesi için uygun bir ortam oluşmasını engellemeyi hedefler. Dolayısıyla, kırık pencere metodu, yazarın analizinde reaktif (suç sonrası) bir yaklaşım olan adli kolluktan ziyade, proaktif (suç öncesi) bir yaklaşım olan önleyici kolluk faaliyetinin bir aracıdır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/kirik-pencere-metodu-nedir)