Resmi bir belgenin içeriğinin daksillenerek üzerine yeni bir isim yazılması eylemi, Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2023/83 E. sayılı kararında neden resmi belgede sahtecilik değil, 'resmi belgeyi bozmak' suçunun teşebbüs aşaması olarak kabul edilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #187438

Yargıtay, bu kararda yapılan tahrifatın 'ilk bakışta kolaylıkla fark edildiği' ve bu nedenle 'aldatma (iğfal) kabiliyetinin bulunmadığı' tespitini yapmıştır. Resmi belgede sahtecilik suçunun (TCK m. 204) oluşabilmesi için, yapılan sahteciliğin üçüncü kişileri aldatabilecek nitelikte olması gerekir. Eğer sahtecilik kolayca anlaşılabiliyorsa, bu suçun unsuru olan aldatma yeteneği yok demektir. Ancak bu eylem, belgenin orijinal içeriğini anlaşılmaz hale getirmeye ve ondan faydalanma olanağını engellemeye yönelik olduğu için 'resmi belgeyi bozma' (TCK m. 205) suçunu oluşturur. Kararda, alttaki gerçek kaydın kimin adına olduğu tespit edilebildiği için belgenin delil değerinin tamamen yok olmadığı, bu nedenle eylemin 'teşebbüs' aşamasında kaldığı sonucuna varılmıştır. (Kaynak: avmehmetgenc.com/resmi-belgeyi-bozmak-yok-etmek-veya-gizlemek-sucu-ve-cezasi, Yargıtay 11. CD, 2023/83 E., 2023/5186 K.)