Ziynet eşyasının iadesi davasında ispat yükümlülüğü ile ilgili olarak 'hayatın olağan akışı' karinesi ne ifade eder ve bu karinenin hukuki dayanağı nedir?
'Hayatın olağan akışı' karinesi, ziynet eşyalarının niteliği gereği (rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, genellikle kadın tarafından kullanılan eşyalar olması nedeniyle) kadının üzerinde veya onun tasarrufunda olduğunun, evden ayrılırken de yanında götürdüğünün kabul edilmesidir. Bu, aksini iddia edenin ispatlaması gereken bir fiili karinedir. Bu karinenin hukuki dayanağı, TMK m. 6 ('Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.') ve HMK m. 190 ('İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.') maddeleri ile Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarıdır. Yargıtay, hayat deneyimlerine dayanarak, olağan durumun bu olduğunu kabul etmekte ve ispat yükünü bu karinenin aksini (ziynetlerin evde kaldığını, zorla alındığını vb.) iddia eden davacı kadına yüklemektedir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/ziynet-esyasinin-iadesi-davasi/)