Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2019/6006 sayılı kararında, belediye otobüsü şoförüne saldırarak yolcu almasını engelleyen sanığın eylemi, TCK m. 113 (kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi) ve TCK m. 265 (görevi yaptırmamak için direnme) suçları açısından nasıl değerlendirilmiştir?
Yargıtay, bu kararda sanığın eyleminin hem kamu görevlisine karşı cebir kullanarak görevini yapmasını engellediği için 'görevi yaptırmamak için direnme' (TCK m. 265) suçunu, hem de yolcu taşıma kamu hizmetinin yürütülmesini engellediği için 'kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi' (TCK m. 113) suçunu oluşturduğuna karar vermiştir. Bu durumda TCK m. 44'te düzenlenen 'fikri içtima' kuralı uygulanmalıdır. Fikri içtima, tek bir fiil ile birden fazla farklı suçun işlenmesi halinde, faile sadece en ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verilmesini öngörür. Yargıtay, somut olayda TCK m. 113'ün daha lehe olduğu (değişiklik öncesi haliyle) için sanığın sadece bu suçtan cezalandırılması gerektiğini belirtmiş, her iki suçtan ayrı ayrı ceza verilemeyeceğini vurgulamıştır. (Kaynak: avmehmetgenc.com/kamu-hizmetlerinden-yararlanma-hakkinin-engellenmesi-sucu-ve-cezasi)