Suça sürüklenen çocuğun zorunlu müdafii, aleyhe verilen bir karara karşı kanun yoluna başvurmazsa, çocuğun kendisinin yaptığı kanun yolu başvurusu geçerli midir? Bu durum CMK m. 266/3 ile nasıl çelişir ve bu çelişki nasıl aşılır?
Makaledeki yazarın görüşüne ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararının ruhuna göre, bu durumda çocuğun yaptığı başvuru geçerli kabul edilmelidir. İlk bakışta bu durum, müdafiin başvurmama iradesi ile çocuğun başvurma iradesi arasında çelişki yarattığı ve CMK m. 266/3'e göre müdafiin iradesinin üstün tutulması gerektiği düşünülebilir. Ancak bu çelişki, CMK m. 266/3'ün temel amacı olan 'çocuğun hukuki yararının korunması' ilkesiyle aşılır. Müdafiin aleyhe bir karara karşı kanun yoluna başvurmaması, çocuğun lehine bir tasarruf değildir. Bu nedenle, kanun hükmünü çocuğun aleyhine sonuç doğuracak şekilde yorumlamak, hükmün amacıyla bağdaşmaz. Dolayısıyla, çocuğun lehine olan irade (kanun yoluna başvurma) üstün tutulmalı ve başvurusu geçerli sayılmalıdır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/suca-suruklenen-cocugun-kanun-yollarina-basvurmasi)