Ziynet eşyasının iadesi davasında, evden ayrılan kadının ziynetleri yanında götürdüğü yönündeki hayatın olağan akışına dayalı karinenin aksi nasıl ispat edilebilir? Davacı kadının ispat yükü hangi durumlarda davalı kocaya geçer?
Hayatın olağan akışına göre ziynet eşyalarının kadının üzerinde olması veya onun tarafından muhafaza edilmesi beklenir. Bu nedenle, evden ayrılan kadının ziynet eşyalarının evde kaldığını, zorla elinden alındığını veya götürülmesine engel olunduğunu ispat yükü kural olarak davacı kadına aittir. Ancak, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2014/17779 E. sayılı bozma kararında belirtildiği gibi, davalı koca ziynet eşyalarının 'evin ihtiyaçları, düğün borçları, balayı vs. gibi çeşitli sebeplerle bozdurulduğunu' iddia ederse, bu durumda ispat yükü yer değiştirir. Artık davalı koca, bu ziynetlerin kadının rızası ve onayı ile ve 'bir daha iade edilmemek üzere (bağış olarak)' kendisine verildiğini ispatlamakla yükümlü hale gelir. Bu ispatı yapamazsa ziynetleri iade etmek zorunda kalır. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/ziynet-esyasinin-iadesi-davasi/)