Anayasa Mahkemesi'nin Ürfi Çetinkaya başvurusunda (2017/29275), kovuşturma aşamasında dinlenemeyen X1 muhbirin beyanlarının hükme esas alınması, tanık sorgulama hakkını ihlal etmiş midir? AYM bu sonuca varırken hangi kriterleri dikkate almıştır?
Anayasa Mahkemesi, bu başvuruda tanık sorgulama hakkının ihlal edilmediğine karar vermiştir. AYM bu sonuca varırken şu kriterleri dikkate almıştır: 1) Mahkemenin, tanığı duruşmada dinlemek için makul bir çaba gösterip göstermediği (somut olayda mahkeme defalarca talepte bulunmuş ancak tanığa ulaşılamamıştır). 2) Başvurucunun, tanığın dinlenmesinden vazgeçilmesini talep edip etmediği (başvurucu değişik oturumlarda bunu talep etmiştir). 3) Tanığın ifadesinin mahkumiyetteki 'tek veya belirleyici delil' olup olmadığı. AYM, mahkumiyetin sadece X1 muhbirin beyanlarına değil, aynı zamanda diğer muhbir beyanları, fiziki takip tutanakları, başka sanık beyanları ve yakalanan uyuşturucu madde gibi çok sayıda delile dayandığını tespit etmiştir. Bu nedenle, dinlenemeyen tanığın ifadesi belirleyici delil olmadığından ve başvurucuya diğer delillere karşı savunma imkanı tanındığından, bir bütün olarak yargılamanın hakkaniyetinin zedelenmediği sonucuna ulaşılmıştır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/muhbir-tanik-veya-ihbarci-tanik-nedir.html)