Bir ceza davasında muhbir tanık ile sanık arasında husumet bulunduğu anlaşılırsa, bu durum muhbir tanığın beyanlarının delil değerini nasıl etkiler? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımı nedir?
Muhbir tanık ile sanık arasında husumet bulunması, muhbirin beyanlarının güvenilirliğini ve delil değerini ciddi şekilde zayıflatan bir durumdur. Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2015/1827 E. sayılı kararında, sanığın eşi olan ve aralarında husumet bulunan muhbir tanığın sonradan döndüğü kolluk ifadesi dışında yeterli delil olmaması nedeniyle 'uyuşturucu madde ticareti yapma' suçundan verilen mahkumiyet kararını bozmuştur. Yargıtay 19. Ceza Dairesi de 2016/6668 E. sayılı kararında, sanıklar ile ihbarcı tanık arasında husumet bulunup bulunmadığının araştırılmasını ve sonucuna göre karar verilmesini istemiştir. Bu kararlar, mahkemelerin, husumet iddiasını ciddiyetle araştırması ve muhbir beyanını diğer somut ve kesin delillerle desteklenmedikçe mahkumiyete tek başına dayanak yapmaması gerektiğini göstermektedir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/muhbir-tanik-veya-ihbarci-tanik-nedir.html)