İdari yargıda 'derdestlik' ve 'kesin hüküm' ilkeleri, İYUK'ta ilk inceleme konuları arasında açıkça sayılmamasına rağmen, uygulamada neden dikkate alınmaktadır? Bu iki ilkenin ihlali halinde mahkeme nasıl bir karar vermelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #187284

Derdestlik (aynı davanın aynı taraflar arasında ve aynı konuda birden fazla mahkemede görülüyor olması) ve kesin hüküm (daha önce karara bağlanmış ve kesinleşmiş bir konuda yeniden dava açılması), İYUK m. 14'te ilk inceleme konuları arasında açıkça sayılmamıştır. Ancak bu ilkeler, tüm yargılama hukukunun temelini oluşturan 'hukuk devleti', 'hukuki güvenlik' ve 'usul ekonomisi' ilkelerinin bir gereğidir. Bu nedenle, idari yargı uygulaması, İYUK m. 31'in HMK'ya yaptığı genel atıf çerçevesinde veya hukukun genel ilkeleri uyarınca bu durumları birer 'dava şartı' olarak kabul etmekte ve davanın her aşamasında re'sen dikkate almaktadır. Bu ilkelerin dikkate alınmasının amacı, aynı konuda çelişkili kararların ortaya çıkmasını önlemek, mahkemeleri gereksiz yere meşgul etmemek ve tarafları aynı hukuki süreçten tekrar tekrar geçmekten kurtarmaktır. Bu ilkelerin ihlali halinde mahkemenin vereceği karar şöyledir: - Derdestlik Varsa: Mahkeme, daha sonra açılan davayı 'derdestlik nedeniyle' usulden reddeder. - Kesin Hüküm Varsa: Mahkeme, daha sonra açılan davayı 'kesin hüküm nedeniyle' usulden reddeder. Bu kararlar, davanın esasına girilmeden verilen ve davanın usulden sona ermesini sağlayan kararlardır.