TCK m. 82/1-h'de düzenlenen 'bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla' kasten öldürme suçunda 'amaç-araç suç' ilişkisi nasıl kurulur? Bu nitelikli halin uygulanması için amaçlanan suçun (örneğin banka soygunu) gerçekleşmiş olması şart mıdır? Bu durumda 'gerçek içtima' kurallarının uygulanması ne anlama gelir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #187279

'Amaç-araç suç' ilişkisi, failin öldürme eylemini başka bir suçu (amaç suç) işleyebilmek veya bu suçun sonuçlarından kurtulmak için bir 'araç' olarak kullanmasıyla kurulur. Failin temel motivasyonu öldürmek değil, başka bir suçla ilgili hedefine ulaşmaktır. Örneğin, bir bankayı soyabilmek (amaç suç) için güvenlik görevlisini öldürmek (araç suç) bu kapsamdadır. Bu nitelikli halin uygulanması için amaçlanan suçun gerçekleşmiş olması şart değildir. Madde gerekçesinde de belirtildiği gibi, 'belirtilen amaçlarla bir kişinin öldürülmesi yeterlidir; öldürmek suçuyla amaçlananın gerçekleşmesi gerekmez.' Yani, fail güvenlik görevlisini öldürdükten sonra banka soygununu gerçekleştiremese bile, öldürme eylemini bu amaçla işlediği için TCK m. 82/1-h'den sorumlu tutulur. 'Gerçek içtima' kurallarının uygulanması ise, eğer fail hem araç suçu (nitelikli öldürme) hem de amaç suçu (banka soygunu) işlemişse, her iki suçtan da ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği anlamına gelir. Yani, banka soygunu da gerçekleşirse, fail hem TCK m. 82/1-h uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla hem de TCK m. 149 uyarınca nitelikli yağma suçundan dolayı ayrıca cezalandırılır. Bu, fikri içtima (tek fiille birden fazla suçun işlenmesi) durumundan farklıdır.