Danıştay On İkinci Dairesi'nin E:1998/547 sayılı kararında, 'aday memur' iken görevden çekilen bir kişinin yeniden atanma talebinin neden 'ilk defa atama' olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir? Bu değerlendirmenin, atama için aranan 'yaş şartı' açısından sonucu ne olmuştur?
Danıştay On İkinci Dairesi'nin E:1998/547 sayılı kararında, 'aday memur' iken görevden çekilen bir kişinin yeniden atanma talebinin 'ilk defa atama' olarak değerlendirilmesi gerektiği, çünkü DMK m. 92'nin 'memurluktan çekilenlerin yeniden atanmasını' düzenlediği, oysa aday memurun henüz asaleti tasdik edilerek 'memur' statüsünü tam olarak kazanmadığı gerekçesine dayandırılmıştır. Karara göre, m. 92'nin sağladığı yeniden atanma hakkı, asil memur olarak görev yapmış ve bu statüyü kazanmış kişilere tanınan bir haktır. Adaylık sürecinde, kişinin memurluğa uygun olup olmadığı henüz deneme aşamasındadır ve bu süreç tamamlanmadan görevden ayrılan birinin, memuriyet statüsünü kazanmış bir kişi gibi m. 92'den yararlanması mümkün değildir. Bu değerlendirmenin, atama için aranan 'yaş şartı' açısından sonucu şu olmuştur: Davacının başvurusu, yeniden atanma (DMK m. 92) kapsamında değil, 'ilk defa atama' kapsamında değerlendirilmiştir. Olay tarihinde öğretmenliğe ilk defa atanacaklar için yönetmelikte bir üst yaş sınırı (kararda 35, sonra 40 yaş olarak belirtilmiş) bulunmaktadır. Davacı, başvurduğu tarihte bu yaş sınırını aştığı için, ilk atama şartlarını taşımadığı gerekçesiyle talebi idare tarafından reddedilmiştir. Danıştay da bu işlemi, 'aday memurken görevden çekilen ilgililerin yeniden atanmak için yaptıkları başvuruların ilk defa atama şeklinde değerlendirilmesi anılan 92. madde hükmü gereğidir' diyerek hukuka uygun bulmuştur.