5275 sayılı Kanun'un 105/A-7 maddesi uyarınca, denetimli serbestlik altındaki bir hükümlünün 'açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine' karar verilebilmesi için, hakkında açılan yeni kamu davasının hangi nitelikleri taşıması gerekir? Bu durumda infaz hâkiminin takdir yetkisi var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #187257

Metinde atıf yapılan 7242 sayılı Kanun ile değişik 5275 sayılı Kanun m. 105/A-7'ye göre, denetimli serbestlik altındaki bir hükümlünün, yeni bir suç işlediği iddiasıyla açık ceza infaz kurumuna gönderilebilmesi için hakkında açılan kamu davasının şu nitelikleri taşıması gerekir: 1) Suçun Denetimli Serbestlik Süresinde İşlenmesi: İddia olunan yeni suçun, hükümlü denetimli serbestlik tedbiri altındayken işlenmiş olması gerekir. 2) Suçun Kasıtlı Olması: Yeni suçun 'kasıtlı' bir suç olması gerekir. Taksirli suçlardan (örneğin, taksirle yaralama) dolayı kamu davası açılması, bu madde kapsamında açık kuruma iade sebebi değildir. 3) Cezanın Alt Sınırı: İddia olunan kasıtlı suçun kanundaki cezasının alt sınırının 'bir yıl veya daha fazla hapis cezası' olması gerekir. Alt sınırı bir yıldan az olan veya sadece adli para cezası öngören suçlar bu kapsama girmez. 4) Kamu Davası Açılmış Olması: Bu suç iddiasıyla ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bir iddianame düzenlenmiş ve mahkeme tarafından kabul edilerek 'kamu davası açılmış' olması şarttır. Henüz soruşturma aşamasında olması yeterli değildir. Bu şartlar oluştuğunda, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'nün talebi üzerine infaz hâkimi karar verir. Kanun metnindeki 'gönderilmesine karar verilebilir' ifadesi, infaz hâkimine bir takdir yetkisi tanındığını göstermektedir. Hâkim, yeni suçun niteliğini, delil durumunu ve hükümlünün durumunu değerlendirerek açık kuruma gönderme kararını vermek zorunda değildir, talebi reddedebilir.