İhtiyaç nedeniyle tahliye davalarında, Yargıtay'ın aradığı 'gerçek, samimi ve zorunlu' olma kriteri ne anlama gelmektedir? Henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı bir ihtiyacın bu davaya konu edilip edilemeyeceğini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #187250

Yargıtay'ın ihtiyaç nedeniyle tahliye davalarında istikrarlı bir şekilde aradığı 'gerçek, samimi ve zorunlu olma' kriteri, ihtiyacın keyfi, görünüşte veya geçici olmamasını ifade eder. Bu kriterlerin açılımı şöyledir: 1) Gerçek Olma: İhtiyacın fiilen mevcut ve ispatlanabilir olmasıdır. Sadece soyut bir 'ihtiyacım var' beyanı yeterli değildir. Örneğin, kirada oturduğunu belgelemek, yurtdışından kesin dönüş yapmak, evlenecek olmak gibi somut durumlara dayanmalıdır. 2) Samimi Olma: Kiraya verenin niyetinin gerçekten o taşınmazı ihtiyacı için kullanmak olması, davayı kiracıyı çıkarmak için bir bahane olarak kullanmamasıdır. Örneğin, davadan sonra taşınmazı fahiş bir bedelle başkasına kiraya vermesi, samimiyetsizliğin göstergesidir. 3) Zorunlu Olma: İhtiyacın, ertelenemez ve kiracının tahliyesini gerekli kılan bir nitelikte olmasıdır. Kiraya verenin keyfi veya daha lüks bir konutta oturma isteği tek başına zorunlu bir ihtiyaç sayılmaz. Metinde de belirtildiği gibi, 'devamlılık arzetmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez.' Örneğin, 2-3 yıl sonra evlenecek olan çocuğunun ihtiyacı için bugünden dava açılamaz. Veya sadece yaz aylarında kullanmak için bir konuta ihtiyaç duyulması, devamlılık arzetmeyen geçici bir ihtiyaçtır ve tahliye nedeni sayılmaz. Davanın açıldığı tarihte mevcut olan ihtiyacın, yargılama süresince de devam etmesi gerekir. Yargılama sırasında ihtiyacın ortadan kalkması (örneğin ihtiyaç sahibinin başka bir konut satın alması) davanın reddine neden olur.