Kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi suçunun (TCK m.113) nitelikli halleri nelerdir? Suçun 'kamu görevinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması suretiyle' işlenmesi (TCK m.119/1-e) ne anlama gelir ve bu nitelikli halin uygulanabilmesi için failin hangi sıfata sahip olması gerekir?
Kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi suçunun (TCK m.113) nitelikli halleri, TCK m. 119'da düzenlenmiştir. Bu hallerde temel ceza bir kat artırılır: a) Silahla işlenmesi, b) Failin kendisini tanınmayacak hale koyması, imzasız mektup veya özel işaretlerle işlemesi, c) Birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi, d) Var olan veya varsayılan suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılarak işlenmesi, e) Kamu görevinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi. 'Kamu görevinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması suretiyle' (TCK m.119/1-e) suçun işlenmesi, failin sahip olduğu kamu görevlisi sıfatının kendisine sağladığı etki, itibar veya yetkiyi kullanarak, mağdurun direncini kırması veya onu hizmetten yararlanmaktan vazgeçirmesi anlamına gelir. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için failin 'kamu görevlisi' (TCK m.6/1-c) olması gerekir. Ancak her kamu görevlisinin bu suçu işlemesi yeterli değildir; failin, sahip olduğu görevin, engellenen kamu hizmetiyle ilgili olarak kendisine bir nüfuz veya etki gücü sağlaması ve bu gücü kötüye kullanması gerekir. Örneğin, bir belediye zabıta memurunun, görevini kullanarak bir vatandaşın başka bir kamu kurumundaki işini engellemesi bu kapsama girer. Burada fail, resmi sıfatının yarattığı otoriteyi kullanarak suçu daha kolay işlemektedir, bu nedenle kanun koyucu eylemi daha ağır bir yaptırıma bağlamıştır.