Aldatan eş ile birlikte olan üçüncü kişiye karşı, aldatılan eş tarafından tazminat davası açılması mümkün müdür? Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun bu konudaki kararının temel gerekçesi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #187238

Hayır, mevcut hukuki duruma göre aldatan eş ile birlikte olan üçüncü kişiye karşı tazminat davası açılması mümkün değildir. Geçmişte Yargıtay daireleri arasında bu konuda farklı kararlar verilmiş olsa da, metinde de belirtildiği gibi, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu (YİBGK), 06.07.2018 tarihli ve 2017/5 E., 2018/7 K. sayılı kararıyla bu tartışmaya son noktayı koymuştur. YİBGK'nın bu kararı vermesindeki temel gerekçeler şunlardır: 1) Sadakat Yükümlülüğünün Nisbiliği: Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenen 'sadakat yükümlülüğü', sadece evlilik birliğinin tarafları olan eşler arasında geçerli olan, nisbi nitelikte bir yükümlülüktür. Üçüncü kişinin, evli bir kişiyle birlikte olarak aldatma eylemine katılması, bu kişiye karşı hukuki bir sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlamına gelmez. 2) Hukuka Aykırılık Unsurunun Yokluğu: Üçüncü kişinin eyleminin, aldatılan eşe karşı doğrudan bir haksız fiil (Borçlar Kanunu anlamında) teşkil ettiğini söylemek mümkün değildir. Zira üçüncü kişinin eylemi, doğrudan aldatılan eşin kişilik haklarına yönelik değildir ve mevzuatta bu eylemi spesifik olarak hukuka aykırı kılan bir düzenleme yoktur. 3) Kanunilik İlkesi: Türk Medeni Kanunu'nda, üçüncü kişilerin bu eylem nedeniyle zincirleme veya müteselsil sorumlu olacağına dair özel bir hüküm bulunmamaktadır. Mahkemelerin kanunda olmayan bir sorumluluk türü yaratması, kanunilik ilkesine aykırı olur. Bu gerekçelerle YİBGK, zina nedeniyle üçüncü kişiden maddi veya manevi tazminat talep edilemeyeceğine hükmetmiştir. Bu karar, tüm Yargıtay daireleri ve yerel mahkemeler için bağlayıcıdır.