Zina nedeniyle boşanma davasında maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174) talebinde bulunabilmek için 'kusur' şartı nasıl aranır? Bir eşin zina, diğer eşin ise şiddet uygulaması halinde mahkeme tazminat taleplerini nasıl değerlendirir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #187237

TMK m. 174'e göre maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabilmek için temel kusur şartı, talep eden eşin 'kusursuz veya daha az kusurlu' olması, karşı tarafın ise 'kusurlu' olmasıdır. Zina (aldatma), evlilik birliğinin temelini sarsan ağır bir kusur ve kişilik haklarına saldırı olarak kabul edilir. Bu nedenle, aldatılan eş, aldatan eşten tazminat talep etme hakkına sahiptir. Metinde belirtildiği üzere, bir eşin zina eylemi, diğer eşin ise şiddet uygulaması vakıalarında, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre her iki eylem de 'ağır kusur' olarak nitelendirilir ve kural olarak eşlerin 'eşit kusurlu' oldukları kabul edilir. Eşit kusur halinde ise, TMK m. 174'ün 'daha az kusurlu olma' şartı gerçekleşmediğinden, tarafların birbirlerinden tazminat (hem maddi hem manevi) talep etme hakları ortadan kalkar. Mahkeme, bu durumda tarafların karşılıklı tazminat taleplerini, 'eşit kusur' nedeniyle reddedecektir. Zina ne kadar ağır bir kusursa, fiziksel şiddet de o denli ağır bir kusur sayıldığı için, bir kusur diğerini ortadan kaldırmaz veya hafifletmez; her iki taraf da boşanmada eşit derecede sorumlu tutulur.