Yürütmenin durdurulması kararının hukuki niteliği ve etkisi nedir? İYUK m. 28 uyarınca idarenin bu karara uyma yükümlülüğünü, 'kararın ara karar olması' ve 'kesin hüküm niteliğinde olmaması' iddiaları karşısında nasıl değerlendirmek gerekir?
Yürütmenin durdurulması (YD) kararı, davanın esasını çözmeyen, ancak dava sonuçlanana kadar idari işlemin icrailiğini (yürütülmesini) askıya alan, geçici nitelikte bir 'ihtiyati tedbir' kararıdır. Hukuki niteliği 'ara karar'dır. Etkisi ise, dava konusu işlemin tesisinden önceki hukuki durumun geri gelmesini sağlamaktır. Örneğin, görevden alma işleminin yürütmesi durdurulduğunda, memurun görevine iade edilmesi gerekir. İdarenin YD kararına uyma yükümlülüğü mutlaktır. Anayasa'nın 138. maddesi 'yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır' derken, İYUK m. 28 de 'Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur' hükmüyle bu yükümlülüğü pekiştirmiştir. 'Kararın ara karar olması' veya 'kesin hüküm niteliğinde olmaması' iddiaları, idarenin uyma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Bu iddialar, kararın hukuki niteliğiyle ilgili olup, icra edilebilirliğiyle ilgili değildir. Kanun koyucu, bu tür yanlış yorumların önüne geçmek için İYUK m. 28'de 'yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararların' da uygulanmasının zorunlu olduğunu açıkça belirtmiştir. İdare, YD kararını beğenmese veya davanın esastan reddedileceğini düşünse bile, karar kendisine tebliğ edildikten itibaren en geç 30 gün içinde gereğini yerine getirmek zorundadır. Aksi davranış, idarenin ve ilgili kamu görevlilerinin hukuki ve cezai sorumluluğunu doğurur.