İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 27 uyarınca bir idari işlem hakkında 'yürütmenin durdurulması' kararı verilebilmesi için bir arada bulunması gereken iki temel şart nedir? Bu şartların varlığı nasıl değerlendirilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #187230

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 27. maddesi ve Anayasa'nın 125. maddesine göre, bir idari işlem hakkında yürütmenin durdurulması (YD) kararı verilebilmesi için şu iki şartın 'birlikte' gerçekleşmesi zorunludur: 1) İdari İşlemin Uygulanması Halinde Telafisi Güç veya İmkânsız Zararların Doğması: Bu şart, işlemin uygulanmaya devam etmesi durumunda, dava sonunda iptal edilse bile, ortaya çıkacak zararın sonradan giderilmesinin çok zor veya imkansız olmasını ifade eder. Maddi zararlardan çok, manevi zararlar, geri döndürülemez etkiler (örneğin bir binanın yıkılması, bir öğrencinin okuldan atılması, bir memurun görevden çıkarılması) bu kapsamda değerlendirilir. Mahkeme, bu şartı değerlendirirken, davacının dava sonunda haklı çıkması halinde eski hale dönmenin ne kadar mümkün olacağını tartar. 2) İdari İşlemin Açıkça Hukuka Aykırı Olması: Bu şart, dava konusu idari işlemin, ilk bakışta ve ciddi bir incelemeye gerek kalmaksızın, yetki, şekil, sebep, konu veya maksat unsurlarından en az biri yönünden hukuka aykırı olduğunun belirgin bir şekilde anlaşılmasını ifade eder. Mahkeme, bu aşamada davanın esasına girer gibi derin bir inceleme yapmaz, ancak işlemin hukuka aykırılığına dair güçlü ve açık emarelerin bulunup bulunmadığını değerlendirir. YD kararı, bu iki koşulun birlikte mevcut olduğuna dair mahkemede bir kanaat oluştuğunda ve davalı idarenin savunması alındıktan (veya savunma süresi geçtikten) sonra, gerekçeli olarak verilebilir.