SEGBİS ile savunma alınmasına ilişkin kararın gerekçeli olması zorunlu mudur? Sanığın duruşmada bizzat hazır bulunma talebine rağmen, mahkemenin SEGBİS ile savunma almaya karar vermesi hangi temel hakları ihlal edebilir? (Yargıtay 16. CD, 2019/7937 E.)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #187227

Evet, SEGBİS ile savunma alınmasına ilişkin kararın gerekçeli olması zorunludur. CMK m. 196/4, SEGBİS ile sorgu yapılmasını 'hâkim veya mahkemenin zorunlu gördüğü durumlar'a bağlamıştır. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2019/7937 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, Anayasa'nın 141. maddesi uyarınca bütün mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğinden, mahkeme SEGBİS'i zorunlu görüyorsa bu 'zorunluluk sebeplerinin' ne olduğunu ara kararında veya gerekçeli kararında açıkça belirtmelidir. Sanığın duruşmada bizzat hazır bulunma (yüz yüzelik) talebine rağmen, mahkemenin yeterli ve makul bir gerekçe göstermeksizin SEGBİS ile savunma almaya karar vermesi, başta 'Adil Yargılanma Hakkı' (Anayasa m.36, İHAS m.6) olmak üzere şu temel hakları ihlal edebilir: 1) Yüz Yüzelik (Doğrudanlık) İlkesi: Sanığın, hakkında karar verecek olan hakimlerin önünde bizzat bulunarak, sözlü bir şekilde ve doğrudan iletişim kurarak savunma yapması esastır. SEGBİS bu ilkeyi tam olarak karşılamayabilir. 2) Savunma Hakkı: Sanık, mahkeme salonunun atmosferinde, delilleri doğrudan görerek, tanıkları ve diğer ilgilileri gözlemleyerek daha etkili bir savunma yapabilir. SEGBİS bağlantısındaki teknik sorunlar veya ortamın yarattığı psikolojik etki savunma hakkını kısıtlayabilir. 3) Silahların Eşitliği İlkesi: İddia makamının (savcının) mahkeme salonunda fiziken bulunduğu, sanığın ise uzaktan katıldığı bir yargılama, taraflar arasındaki dengeyi bozabilir. Bu nedenlerle, sanığın talebine rağmen SEGBİS'le savunma alınması, ancak çok istisnai ve somut gerekçelere dayanan zorunlu hallerde (örneğin, güvenlik, sağlık, yargılamanın sürüncemede kalmasını önleme gibi) mümkün olabilir. Aksi takdirde verilen karar, savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle bozma sebebi teşkil edecektir. (Bkz: Yargıtay 10. CD, 2020/4453 E.)