Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1509 E. sayılı direnme kararında, düğün masrafları için harcanan ziynetlerin iade edilmemek üzere verildiği sonucuna nasıl ulaşılmıştır? Kararda, tanık beyanlarının ve somut olayın özelliklerinin bu sonuca ulaşmadaki rolünü açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #187224

Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1509 E. sayılı direnme kararında, ispat yükünün yer değiştirmesinden sonra davalı kocanın, altınların 'iade edilmemek üzere verildiğini' ispatladığı kabul edilmiştir. Kurul bu sonuca, dosyadaki tanık beyanlarını ve somut olayın özelliklerini bir bütün olarak değerlendirerek ulaşmıştır. Kararın gerekçesine göre; 1) Tanık Beyanları: Yargılama sırasında dinlenen tanıklar, özellikle davalı tanıkları, uyuşmazlık konusu altınların 'hemen düğün akşamı', düğün masraflarını karşılayan davalının abisine, masrafların bedeli olarak 'davacı ve davalı tarafından birlikte verildiğini' beyan etmişlerdir. Bu beyanlar, mahkemece oluşa uygun olarak değerlendirilmiştir. 2) Somut Olayın Özellikleri: Altınların, düğün masraflarını karşılayan üçüncü bir kişiye (davalının abisine), bu masrafların karşılığı olarak verilmesi, bir borç ödeme niteliği taşımaktadır. Hukuk Genel Kurulu, 'üçüncü kişiye masrafların karşılığı olarak verilen altınların iade edilmesi beklentisiyle verildiğinden bahsedilemez' şeklinde bir mantık yürütmüştür. Yani, bu eylem, eşler arasında bir borç verme veya emanet bırakma değil, ortak bir borcun (düğün masrafları) tasfiyesi amacıyla yapılmış bir harcamadır. Bu nedenle, davacının bu harcamaya katılırken ileride bu miktarı geri alma beklentisi içinde olduğunun kabulü hayatın olağan akışına aykırı bulunmuştur. Bu iki unsur birleştiğinde, davalının, altınların iade edilmemek üzere verildiğini ispatladığı sonucuna varılmış ve yerel mahkemenin direnme kararı onanmıştır.