Adli kolluk görevlisi olmayan bir 'x muhbir'in, CMK m.139 kapsamında bir gizli soruşturmacı görevlendirme kararı olmaksızın, uyuşturucu madde alışverişi yapması ve bu yolla delil elde etmesi hukuka uygun mudur? Bu şekilde elde edilen delillerin (uyuşturucu madde ve görüntü kayıtları) hükme esas alınmamasının hukuki dayanağı nedir? (Yargıtay 10. CD, 2018/3733 E.)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #187214

Hayır, hukuka uygun değildir. CMK m. 139 ve devamı maddeleri uyarınca, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi ve bu yolla delil toplanması çok sıkı şekil şartlarına bağlanmış bir koruma tedbiridir. 'Suçu ve faili belirleme, suçla ilgili delilleri toplama' amacıyla uyuşturucu madde alma gibi faaliyetler, ancak usulüne uygun verilmiş bir gizli soruşturmacı görevlendirme kararı ile ve sadece adli kolluk görevlileri tarafından gerçekleştirilebilir. Metindeki Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2018/3733 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, adli kolluk görevlisi olmayan bir 'x muhbir' tarafından, böyle bir karar olmaksızın yapılan uyuşturucu alışverişi hukuka aykırıdır. Bu şekilde elde edilen delillerin hükme esas alınmamasının hukuki dayanağı, CMK m. 217/2'de yer alan 'hukuka aykırı delillerin reddi' kuralıdır. Bu kurala göre, 'Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.' Bu ifadenin tersinden yorumu, hukuka aykırı olarak elde edilen delillerin ispat aracı olarak kullanılamayacağıdır. Yargıtay kararında da vurgulandığı gibi, x muhbir tarafından hukuka aykırı yöntemle gerçekleştirilen alışveriş sonucu ele geçirilen uyuşturucu maddeler hem 'suçun maddi konusu' hem de 'suçun delili' olup, hukuka aykırı yöntemle elde edildiğinden hükme esas alınamaz. Bu deliller dışlandıktan sonra, sanığın mahkumiyetine yetecek başka delil yoksa beraat kararı verilmelidir.