İştirak nafakası ile yoksulluk nafakası arasındaki temel farklar nelerdir? İştirak nafakasına hakim tarafından 'resen' (talep olmaksızın) hükmedilebilmesinin ardındaki hukuki mantık nedir?
İştirak nafakası ile yoksulluk nafakası arasındaki temel farklar şunlardır: 1) Lehtar (Alacaklı): Yoksulluk nafakası, boşanan eş lehine hükmedilirken; iştirak nafakası, ergin olmayan veya eğitimine devam eden ergin çocuk lehine, velayet hakkına sahip olan ebeveyne ödenmek üzere hükmedilir. 2) Amaç: Yoksulluk nafakasının amacı, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşen eşin geçimini sağlamaktır. İştirak nafakasının amacı ise, velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin, çocuğun bakım, eğitim, sağlık ve diğer giderlerine mali gücü oranında katılmasını sağlamaktır. 3) Talep Şartı: Yoksulluk nafakası talep üzerine hükmedilir. Hakim kendiliğinden yoksulluk nafakasına karar veremez. İştirak nafakası ise çocuğun üstün yararı ve kamu düzeniyle ilgili olduğundan, taraflardan bir talep olmasa bile hakim tarafından 'resen' (kendiliğinden) hükmedilebilir. Metinde de 'bu nafakanın talep edilmesine gerek olmadan hakim resen hükmedebilir' denilmektedir. 4) Kusur Durumu: Yoksulluk nafakasında talep edenin kusurunun ağır olmaması şartı aranırken, iştirak nafakasında tarafların kusur durumunun hiçbir önemi yoktur. İştirak nafakasına resen hükmedilebilmesinin hukuki mantığı, çocuğun korunması ilkesi ve kamu düzenidir. Anne ve babanın boşanması, onların çocuğa karşı olan bakım ve yetiştirme yükümlülüklerini (TMK m. 327-328) ortadan kaldırmaz. Çocuğun menfaatleri, tarafların iradelerine bırakılamayacak kadar önemli kabul edildiğinden, hakim çocuğun giderlerine katılımı sağlamak amacıyla bu nafakaya kendiliğinden karar verme yetkisine sahiptir.