Hukuk Genel Kurulu'nun 2016/504 E. sayılı kararında, kendisine dava ihbar edilen Cumhuriyet Savcısının tek başına temyiz hakkının bulunmamasının gerekçesi nedir? Bir fer'i müdahilin, yanında katıldığı taraf temyiz yoluna başvurmazsa, tek başına kararı temyiz edememesinin hukuki dayanağını (HMK m.68) açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #187197

Hukuk Genel Kurulu'nun (HGK) 2016/504 E. sayılı kararında, kendisine dava ihbar edilen Cumhuriyet Savcısının tek başına temyiz hakkının bulunmamasının temel gerekçesi, onun davada 'fer'i müdahil' konumunda olması ve aleyhine kurulmuş bir hüküm bulunmamasıdır. HGK, savcının müdahale talebi hakkında mahkemece bir karar verilmemiş olsa bile, davaya katılmakta hukuki yararı olduğu için fer'i müdahil sayılması gerektiğini kabul etmiştir. Bir fer'i müdahilin, yanında katıldığı taraf kanun yoluna başvurmazsa tek başına kararı temyiz edememesinin hukuki dayanağı, HMK m. 68'de düzenlenen 'fer'i müdahilin hukuki durumu' ile ilgilidir. Bu maddeye göre fer'i müdahil, 'yanında katıldığı tarafla birlikte hareket eder'. Bu, müdahilin davada bağımsız bir taraf olmadığı, sadece asıl tarafa yardımcı bir konumda olduğu anlamına gelir. Kanun yoluna başvurma hakkı, kural olarak davanın taraflarına (davacı/davalı) aittir. Fer'i müdahil, kendi adına bir karar verilmediği için, davanın tarafı değildir. Bu nedenle, ancak asıl taraf (lehine katıldığı taraf) kanun yoluna başvurursa, o da bu başvuruya katılabilir. Asıl taraf, mahkemenin kararını kabul edip kanun yoluna gitmezse, fer'i müdahilin ona rağmen tek başına hareket ederek kararı temyize götürmesi, 'birlikte hareket etme' zorunluluğuna aykırı olur. HGK kararında da, davalı Hazine'nin temyiz istemi olmadığı ve savcı hakkında bir hüküm kurulmadığı için, fer'i müdahil konumundaki savcının tek başına temyiz hakkı olmadığına karar verilmiştir.