Ceza davasında 'düşme kararı' (CMK m. 223/8) hangi hallerde verilir? Düşme kararının, 'beraat kararı' ve 'durma kararı'ndan temel farkları nelerdir?
CMK m. 223/8'e göre, 'düşme kararı' iki temel halde verilir: 1) Türk Ceza Kanunu'nda Öngörülen Düşme Sebeplerinin Varlığı: Bu sebepler, suç veya ceza ilişkisini ortadan kaldıran durumlardır. Başlıcaları şunlardır: sanığın ölümü (TCK m. 64), genel af (TCK m. 65), dava zamanaşımının dolması (TCK m. 66), şikayetten vazgeçme (TCK m. 73/4), önödeme (TCK m. 75) ve uzlaşmanın gerçekleşmesi (CMK m. 254). 2) Soruşturma veya Kovuşturma Şartının Gerçekleşmeyeceğinin Anlaşılması: Yargılamanın yapılabilmesi için kanunen aranan bir şartın (örneğin, şikayet, izin, talep) var olmadığı ve artık gerçekleşme ihtimalinin de kalmadığı anlaşıldığında düşme kararı verilir. Örneğin, şikayete tabi bir suçta, şikayet süresi geçtikten sonra dava açıldığı anlaşılırsa düşme kararı verilir. Düşme kararının diğer kararlardan farkları: - Beraat Kararından Farkı: Beraat (CMK m. 223/2), sanığın suçu işlemediğinin sabit olması veya suçun unsurlarının oluşmaması gibi esasa ilişkin bir karardır ve sanığın aklandığını gösterir. Düşme kararı ise davanın esasına girmeden, usuli bir nedenle yargılamayı sona erdirir. CMK m. 223/9 uyarınca, derhal beraat kararı verilebilecek hallerde düşme kararı verilemez; yani beraat, düşmeye göre önceliklidir. - Durma Kararından Farkı: Durma kararı (CMK m. 223/8 c.2), bir soruşturma veya kovuşturma şartının henüz gerçekleşmediği ancak gelecekte gerçekleşme ihtimalinin bulunduğu hallerde verilir (örneğin, milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılmasının beklenmesi). Yargılama geçici olarak durdurulur. Düşme kararında ise şartın artık 'gerçekleşmeyeceği' kesindir ve yargılama tamamen sona erdirilir.