Ceza Muhakemesi Kanunu m. 37, ceza yargılamasında tebligat usulü için hangi temel kaynağa atıf yapmaktadır? Yabancı ülkelerdeki kişilere tebligat konusunda, genel usulden farklı olarak hangi kolaylaştırıcı yöntemin uygulanabileceği öngörülmüştür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #187191

CMK m. 37, ceza yargılamasında tebligatın nasıl yapılacağı konusunda temel kaynak olarak 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na atıf yapmaktadır. Maddenin birinci fıkrasına göre, ceza yargılamasındaki tebligatlar, kural olarak Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılır. Ancak aynı fıkra, eğer ceza kanunlarında (CMK veya diğer özel ceza kanunları) tebligata ilişkin özel bir hüküm varsa, öncelikle bu özel hükmün uygulanacağını belirtir. Yani genel kural Tebligat Kanunu, istisna ise ceza mevzuatındaki özel düzenlemelerdir. Yabancı ülkelerdeki kişilere tebligat konusunda, genel usulden (diplomatik kanallar veya adli yardımlaşma gibi uzun süren yöntemler) farklı olarak, CMK m. 37/2'de kolaylaştırıcı bir yöntem öngörülmüştür. Buna göre, eğer Türkiye'nin taraf olduğu ikili ya da çok taraflı uluslararası antlaşmalar izin veriyorsa, yabancı ülkedeki ilgili kişiye tebligat 'doğrudan iadeli taahhütlü posta ile' veya diğer iletişim araçlarıyla yapılabilir. Bu düzenlemenin amacı, tebligat sürecinin çeşitli resmi makamlar aracılığıyla yapılmasının yarattığı gecikmeleri önlemek ve yargılamaları hızlandırmaktır. Ancak bu usulün uygulanabilmesi, mutlaka bir uluslararası antlaşma hükmünün varlığına bağlıdır.