6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre 'ihtiyaç nedeniyle tahliye davası' hangi durumlarda açılabilir? TBK m. 350 ve m. 351'de düzenlenen bu dava türleri arasındaki temel fark nedir?
İhtiyaç nedeniyle tahliye davası, kiraya verenin veya kanunda sayılan yakınlarının, kiralanan taşınmaza konut veya işyeri olarak ihtiyaç duyması halinde kiracıyı tahliye etmek için açtığı bir davadır. TBK'da iki temel durumda düzenlenmiştir: 1) Kiraya Verenin İhtiyacı (TBK m. 350): Kiraya veren; kendisi, eşi, altsoyu (çocuk, torun), üstsoyu (anne, baba, dede) veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler (örneğin kardeş) için kiralananı konut ya da işyeri olarak kullanma zorunluluğu varsa, kira sözleşmesini dava yoluyla sona erdirebilir. 2) Yeni Malikin İhtiyacı (TBK m. 351): Kiralanan taşınmazı sonradan edinen (satın alan) yeni malik, yine kendisi veya TBK m. 350'de sayılan yakınlarının konut veya işyeri ihtiyacı nedeniyle dava açabilir. İki dava türü arasındaki temel fark, 'dava açma süresi' ve 'ihtar şartı' bakımından ortaya çıkar: - TBK m. 350'de (Kiraya Verenin İhtiyacı): Dava, belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde ise fesih dönemine uygun olarak belirlenecek tarihten itibaren 'bir ay içinde' açılmalıdır. Bu bir aylık süre hak düşürücü süredir. - TBK m. 351'de (Yeni Malikin İhtiyacı): Yeni malikin iki seçimlik hakkı vardır: a) Edinme tarihinden itibaren 'bir ay içinde' kiracıya yazılı bir ihtarname göndererek durumu bildirmek koşuluyla, edinme tarihinden 'altı ay sonra' dava açabilir. b) Bu yolu tercih etmezse, eski malikin sözleşmesindeki sürenin bitimini bekleyerek, sözleşme süresinin bitiminden itibaren 'bir ay içinde' TBK m. 350'ye göre dava açabilir. Görüldüğü gibi temel fark, yeni malikin ihtiyacında, altı aylık süreden sonra dava açabilmek için edinmeden itibaren bir ay içinde ihtar çekme zorunluluğunun bulunmasıdır.