Ziynet eşyasının iadesi davalarında genel ispat kuralı nedir? Davalı kocanın, ziynetlerin 'düğün masrafları için harcandığını' iddia etmesi durumunda ispat yükü neden yer değiştirir ve davalı kocanın bu durumda ispatlaması gereken tam olarak nedir? (Yargıtay 3. HD, 2014/17779 E.)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #187152

Ziynet eşyasının iadesi davalarında genel ispat kuralı, TMK m. 6 uyarınca 'iddia edenin ispatla yükümlü' olmasıdır. Davacı kadın, ziynet eşyalarının varlığını ve bu eşyaların davalı kocada kaldığını ispatlamakla yükümlüdür. Hayatın olağan akışına göre ziynetlerin kadının üzerinde olması veya onun zilyetliğinde bulunması asıldır. Bu nedenle davacı kadın, evden ayrılırken ziynetlerin zorla elinden alındığını veya evde kaldığını ve götürmesine engel olunduğunu ispat etmelidir. Ancak, davalı koca 'evet, bu ziynetler vardı ama düğün masrafları için harcandı' şeklinde bir savunma yaptığında, ziynetlerin varlığını ve kendi zilyetliğine geçtiğini ikrar etmiş olur. Bu durumda ispat yükü (ispat külfeti) yer değiştirir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2014/17779 E. sayılı bozma kararında da belirtildiği gibi, bu aşamadan sonra davalı kocanın ispatlaması gereken husus, ziynetlerin sadece düğün masrafları için harcandığı değil, aynı zamanda kadının bu harcamaya 'bir daha geri istememek üzere, hibe (bağışlama) amacıyla' rıza gösterdiğidir. Kadının, ortak giderlere katılma amacıyla veya borç olarak verdiği ziynetleri geri isteme hakkı saklıdır. Dolayısıyla, davalı kocanın iade yükümlülüğünden kurtulabilmesi için, kadının ziynetleri kendisine bağışladığını, yani iade almamak kaydıyla verdiğini açıkça veya zımnen gösteren bir rızasının olduğunu şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlaması gerekir. Sadece 'onun da rızası vardı' demek yeterli değildir.