5275 sayılı İnfaz Kanunu m. 52, disiplin cezalarına karşı başvuru yolu olarak 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu'na atıf yapmaktadır. Bir hükümlüye verilen disiplin cezasının, itiraz süreçlerinin uzaması nedeniyle 'geç infaz edilmesi', hükümlü lehine bir hak doğurur mu? Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2016/4263 E. sayılı kararında bu konuda benimsenen çözüm nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #187149

Disiplin cezasının geç infaz edilmesi, kural olarak cezanın ortadan kalkması gibi bir sonuç doğurmaz. Ancak bu gecikme, özellikle hükümlünün koşullu salıverilme veya denetimli serbestlik gibi haklarını etkiliyorsa, bir mağduriyet yaratabilir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2016/4263 E., 2017/100 K. sayılı kararında, bu soruna ilişkin bir çözüm benimsenmiştir. Karara göre, disiplin cezasına yapılan itirazın geç sonuçlanması ve cezanın geç infaz edilmesindeki gecikme, hükümlüden kaynaklanmıyorsa, bu durumun olumsuz sonuçları hükümlüye yükletilemez. Disiplin cezasının geç infazı, cezanın sicilden silinmesi için gereken sürenin (ve dolayısıyla iyi halliliğin yeniden kazanılmasının) ötelenmesine neden olur. Bu durum da hükümlünün koşullu salıverilme gibi haklarını geciktirebilir. Yargıtay, bu mağduriyetin giderilmesi için, İnfaz Hakimliğinin 'disiplin cezasının infaz edilme tarihinin öne çekilmesi' suretiyle bir karar verebileceğini belirtmiştir. Yani, fiili infaz tarihi geç olsa bile, hukuken infazın daha erken bir tarihte yapılmış gibi kabul edilerek, hükümlünün haklarının korunması gerektiği kabul edilmektedir. Böylece, idari veya adli mekanizmalardaki gecikmenin faturası hükümlüye kesilmemiş olur.