Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi'nin 'hükmen tutukluluk' kavramına yaklaşımı nedir ve bu yaklaşımın CMK m. 102'de düzenlenen azami tutukluluk süreleriyle ilişkisi nasıl bir soruna yol açmaktadır?
Yargıtay ve AYM, ilk derece mahkemesi mahkumiyet kararı verdikten sonraki kanun yolu (istinaf/temyiz) aşamasındaki tutulma halini 'isnada bağlı tutma'dan ziyade 'mahkumiyete bağlı tutma' veya 'hükmen tutukluluk' olarak nitelendirmektedir. Bu yoruma dayanarak, kanun yollarında geçen bu sürelerin, CMK m. 102'de düzenlenen ve kovuşturma evresi için öngörülen azami tutukluluk sürelerinden sayılmayacağı kabul edilmektedir. Bu durum, CMK m. 102'nin amacını aşan ve kanunda açıkça öngörülmeyen bir şekilde, kanun yolu incelemesi süresince tutukluluğun belirsiz bir süre devam etmesi sorununa yol açmaktadır. Metin yazarı bu uygulamayı İHAS m. 53'e ve iç hukuktaki güvencelere aykırı olarak eleştirmektedir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/fiili-infaz-suresi)