Bir ağır ceza mahkemesi kararında, sanığın ankesörlü hatla aranmasına rağmen beraatine karar verilmesinin gerekçesi ne olabilir? Kararda 'in dubio pro reo' ilkesi nasıl bir rol oynamıştır?
Metinde alıntılanan Ağır Ceza Mahkemesi kararında, beraat gerekçeleri şunlardır: Sanığın sadece iki farklı hattan toplam dört kez aranmış olması, aramaların sıklığının azlığı, mesai saatleri içinde olması ve görüşmelerin saniyelerce sürmesi gibi hususların Yargıtay'ın aradığı örgütsel irtibat kriterleriyle örtüşmemesi; sanık hakkında başkaca bir delil (beyan, teşhis, Bylock vb.) bulunmaması; arayan kişinin kimliğinin ve arama nedeninin tespit edilememesi. Bu durumlar karşısında, aramanın örgütsel saikle yapılıp yapılmadığı konusunda şüphe oluştuğu belirtilmiştir. Ceza yargılamasının temel ilkesi olan 'in dubio pro reo' (şüpheden sanık yararlanır) gereğince, mahkumiyet için suçun her türlü şüpheden uzak, kesin bir şekilde ispat edilmesi gerektiğinden, şüphe sanık lehine yorumlanarak beraat kararı verilmiştir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/feto-ankesorlu-telefon-kriterleri/)